YENİ SİTEMİZ:57.SAYI VE SONRASI

« Önceki | Sonraki »

1/2/2007

03.00

03:00 Hiç kimse yok bu saatte. Gerçek anlamda yok, bilirsin, bazen yanında kimse yoktur; ama düşünen biri vardır seni, iyi ya da kötü, sırf seni düşündüğünden vardır. Ancak bu saatte, hiç kimsenin aklından geçmeyen bir insanım, ışık yok, ay ve yıldızlar, o alıştığın gün ışığından uzağım ben… Yalnızca boş, karanlık ve yalnızım… Ürpertici mi? Soğuk mu? Hayır, sadece “alışılagelmiş”in dışında. Gün ışığına öyle alışmışsın ki… Esirsin ona, esirsin ışığa! O olmadan göremiyorsun, bilmiyorsun karanlıkta görmeyi… Bu yüzden korkuyorsun, sana göre senden, sizlerden kaçan bir korkağım ben… Ama çoğunluğunuz beni boğamaz, bana göre sen karamsar ve korkaksın! Evet, benim her sözüne hissizlik ve yalnızlıkla başlayan; ama göremediğine, hayal gücüne kalana kötülüğü yakıştıran sensin, korkup hayallerinden, sadece ne hayal ettiğine kalmış bir gerçeklikten kaçan sensin!

 

     O kadar planlanmışsın ki planlanmış olmaya, yaşamaya alışmışsın, her şeyini, zamanını almış alışkanlıkların, olmazsa olmaz senin için bağlandığın saçmalıklar, gününde yer yok… Yaz belki istisna; ama bilmiyorsun bir sonbahar yağmuru baskınında saatlerce ıslanmayı, tenini kuru tutmaya alışmışsın… Ve bulutların ardındaki güneşle parlayışını değil, kendi döktüğün betonun ıslanıp karararak etrafı karanlığa boğuşuna bakıp kendini kasvete boğmaya, ışığa alışmış gözlerine birkaç “watt”lık sahte güneşlerinle “ilacını” verip perdelerini, bir kalkan misali, oyunlar oynayan bulutların üzerine çekmeye… Sana nasıl anlatırım yağmurda yüzmeyi, banyodan sonra kurulanmaya alışmışsın…

 

            Yalanlara alışmış dilin ve yalanlar duymaya alışmış kulakların, ne yapmalıyım? İnançsızlığa alışmışsın, anlatsam bile, inanmazsın…

 

            Kalk şimdi ayağa, evet, doğduğum saatteyim, öleceğim saatte, bana lanetler yağdır, göçebe ruhuma; ama bir kez olsun aç gözlerini karanlığa, at bir kenara şemsiyeni, gerçeklerimi dünle ve mühürle yalancı sözlerin mabedi sahte dudakları, ve ardından kurtar gözlerini sahte ışıklardan, istersen eğer, en sevdiklerini görebilirsin karanlıkta, bak onlara ve doyasıya izle, ağlayabilir misin şimdi benimle? Şarkılar söyleyebilir misin peki, makine gürültülerine alışmış, senin gibilerle dolu bir caddede? Korkmadan “seni seviyorum” diyebilir misin, düşünülmekten çıkarılmış birine? Yapmamaya alıştıkların, yapmaya alıştıklarımdır belki de. Söylediklerime alışman ise, zor olmayacaktır.

kıvanç kaçakgil

 

 

haykırı:

Bunca olan bitene ve olacak olana rağmen hala birileri coca cola içip

amerikan filmi seyredebiliyor.

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır