YENİ SİTEMİZ:57.SAYI VE SONRASI

8/3/2009

Yükler, Hamuleler, Çuvallar

Yükler, Hamuleler, Çuvallar

önce 
şarkıcı bir cini anlatır 
yükler
geniş mesafeli aşkların ardından
kısa mesafeli düşlere indirger
sonra ise bırakır havaya
kül olup da girsin diye geçmişin ciğerlerine

önce
okunmayan bir şiiri anlatır
hamuleler
tutunmayı seçmemiş aşkların yanında
barışı götürmeye çalışır
sonra ise bırakır müziğe
kalkmayıp da gelemesin diye alıntı cinsellik dolu
içi boş çuvallar.


bilge dürüst

9/2/2009

Ana

ana

 

içine dolan boşluk bendim
musikileri ben çiziyordum ana!

menülerindeki ucuz seçim şovalyeydim
hainlerin kahvelerine ben tükürüyordum ana!

köpüksüz düşlerim 
devrime aşina
isimsiz şiirler benimdi hep

tırnaklarımda
kül rengi boya
o türküleri 
ben söylüyordum be ana!

öldün
ağladım
ağladım öldün diye

düştüm
kavradım
ve şimdi şarkılar çiziyorum

parmaklarında
kan rengi boya
o şiirleri
ben okuyorum artık ana!

 

bilge dürüst

 

www.aykiriedebiyat.blogcu.com

 

Sayfalar Dolunca Çıkar,Kafa Konforunu bozar

 

FATİH- Ağaç, Sıla, İnkılâp, Vefa Kitabevleri, hoca üveys Kütüphanesi, Bilim ve Sanat Vakfı, Özgün Yay.

ÜSKÜDAR-Kaknüs, Yedi İklim, Zen, Üsküdar Kitabevleri

SÜLEYMANİYE-Ağa Kapısı, Kocav Kitabevi

TOPKAPI-Akabe Vakfı (Denge Yay.), Edirnekapı Erkek Öğrenci Yurdu

BEYOĞLU-Yeşilçam Cafe (Emek Pasajı), Simurg K.evi

YILDIZ TEKNİK ÜNİV.-Fen-Edebiyat Fakültesi ve Sosyal Bilimler Fakültesi Koridorları

ANKARA-Vadi Yayınları

İZMİR/BUCA- Buca Eğitim Fakültesi (Edebiyat Öğrt. Böl.)

KONYA-Nöbetçi Fotokopi (Rampalı Çarşı), Enes Kitabevi, Kitap Dünyası

KONYA/EREĞLİ-Ereğli Kitabevi, Nesil Kitabevi

DENİZLİ- NT Mağazası, Yaprak Kitabevi

SAKARYA-İksir Kitabevi, Radyo Hilâl, Tozlu Sanat Evi

SAMSUN- NT Mağazası (Kale Mah.)

ORDU/ÜNYE- Ender Kitap-Kırtasiye

ADIYAMAN/Kahta-Öncü Kitabevi

Mardin/Kızıltepe- Kampüs Kitap Kırtasiye

ŞANLIURFA/SİVEREK- Akademi Kitap Kırtasiye

KAHRAMANMARAŞ- İşler Kitap Kırtasiye

4/1/2009

Kardaş


KARDAŞ

nasıl imkân bulamadıysa uçmaya
ali'nin âit olduğu memlekette
uçakların üzerinden yavru martılar


o da imkân bulamadı
kanatları güçsüz olduğundan
veya delil yeterliliğinden salıverilmemiş
şarkılar yazdığından anasının gözyaşlarına


ama
hep içinden
"uçabilseydim şâyet" dedi

bir an bile uçmak fikrinden vazgeçmeden


ki
bildiğimden söyleyeyim
uçabilseydi şâyet
nefes alıp vermesi kadar doğal
ve alışılmış
ilk işi
onun uğruna
bir bulut yakmak
olacaktı


bilge dürüst

30/11/2008

Takvim / Yalancı Şiir / Yaşamak

TAKVİM

alışık değildi hiç
namus perdesi yırtık dolanmaya
mahallenin tek rum asıllısı
madam bilmem ne kadın

yakalandığı için mahallenin en yağızıyla
elma ağaçlarının altında
nefeslerini düğümlerlerken

yine de yeni bir şarkı öğrenmişti kısa günün kârı

"madem perde yırtık
doldur içeri havayı"

 

bilge dürüst

 


 

YALANCI ŞİİR

 

KÜÇÜK BİR DÜNYADAN YAZIYORUM

YAŞANMASI KOLAY OLAN…

KADIN GÜLÜMSEDİ;

-*EVET! GÖZLERİN RENKLİYMİŞ. .

ÇİMENE YAKIN, IŞIGINDAN UZAK. .

BİRAZ SONRA GÜNÜN SON BELİRSİZ BAKIŞI DOLANDI ÜZERİNE. .          

                                                                    —MAVİ

—HIM. . GÜZEL. .

MAVİ OLDUĞU İÇİN;

GÖKYÜZÜ KADAR SEVDİM SENİ. .

*-SAHİ GÖKYÜZÜ NEDİR? ŞU DENİZ Mİ?

—GÖKYÜZÜ;

GÖK KUŞAGININ OLDUGU YER;

MUTLULUK GİBİ. .

-*GÖKYÜZÜNDE MUTLULUK MU VAR?

—BİLMEM. .

-*ADIN NE SENIN? ÖLÜM MÜ?

—ÖLÜM BUNUN GİBİ BİR ŞEY Mİ: ?

ÖL. /ÖL-DÜM. . .Ö. .

elif can


Yaşamak

 

Yaşamak ne demek acaba? Herkes aynı mı yaşıyor bu hayatta?

 

Hayat bazen herkesin kapısını ayrı ayrı çalıyor. Kimi bu kapı çalışına çok seviniyor, kimi istemeyerek onu eve alıyor. Kimiyse hep çalmasını bekleyip duruyor. İşte şimdi anlaşılıyor ki; herkes aynı hayatı yaşamıyor. Dünyayı ikiye bölüp baktığımızda bir tarafı mutlu, bir tarafı ise hep isyan eden mutsuzlar. Hayat hep ikiyüzlü, sürekli şekil değiştiriyor. Sense bir sandal gibi iki taraf arasında sallanıp duruyor, hangi yolu seçeceğine bakıp kalıyorsun.

 

Bazen bu hayattan bıkıp artık isyan ediyorsun. Atmak istiyorsun kendini denizin dalgasına, gecenin yıldızına, bağırmak hatta haykırmak istiyorsun dünyanın öbür ucuna. Ve daha sonra yere yatıp ağlamak hem de haykırırcasına susmak bilmeden. Bir nebze olsun hayatı değiştirmek için…

 

Bu hayatta kaç kişi mutlu, kaç kişi mutsuz yaşıyordur ki? Mutsuz olan insanlar hep hayallerde mutlu yaşar. Sanki bir tiyatro sahnesi gibi. Perdeler açılır, lambalar yanar ve oyun başlar, sonrası… Perde kapanır, lambalar söner, oyun biter ve herkes aynı hayatı yaşamaya devam eder…

 

Hayatı her zaman farklı dönemlerde, farklı şekillerde yorumladık. Çocukken bir yumurtanın içinde yaşıyormuş gibiydik. Samimiyetin içten sevginin olduğunu etrafımızı hep iyiliklerin sardığını zannederdik. Gençken yumurta biraz çatlamaya başlar ve darbe alırız. Yavaş yavaş hayatı yorumlamaya, neyin ne olduğuna karar vermeye çalışırız. Yaşlılık döneminde tamamen savruluruz.

 

Hayattan kopamayız. Tüm yaşamımızı göz önüne aldığımızda farklı dönemlerde farklı duygular yaşadığımızı öğreniriz. Hayat bir öğretmen gibi yaşadıkça sana yavaş yavaş her şeyi anlatıyor. Sende bir öğrenci gibi hayatı yaşadıkça anlıyorsun.

 

Hayat her ne kadar bize acı ve hüzün verse de, bazen uçurumun kenarına getirip kopma noktasında olsan bile yine de yaşamaya değer.

gülsüm değirmenci

 

aykIRI EDEBIYAT    aralık’2008 SAYI:50

h-aykIRabilenlere…

SAHİBİ: OKUYUCULARI

hikmet kızıl, tarkan başer,

bülent gariboğlu, nur figen feslioğlu,

murat koçak, hüseyin karacalar,

orhan erbeyi, ali nacar, ahmet uysal

elif can, bilge dürüst, gülsüm değirmenci

 

adres: gümüş küpe sk. No:5/6 beyoğlu-ist.

emrahayhann@hotmail.com   metahcakko@hotmail.com 

SAYFALAR DOLUNCA cIKAR, KAFA KONFORUNU BOZAR