YENİ SİTEMİZ:57.SAYI VE SONRASI

23/11/2009

Delil / Başka Bir Koşu

Delil

 

anahtar çekirdeğin içinden

çözgüleri açılan zamana

 

görünenin görünmeyen dilinden

birbiriyle bütünleşen dokulara

 

okuyanın görünmeyen özünden

sonsuzluğun dokunan ezgilerini

döker aksin çizgisine...

 

düğüm çözüldükçe

sırı dokunan, siyahi

darlıktaki renkleri okur

izlerde bulur, mecâzi

 

sonsuz derinliğin, helâki

inadına sağarken günü

katre katre sorgulardan

çiyler düşürür çapaklara

 

lâlleşen damlaların kelâmıyla

çekirdek anahtarın içinden seslenir

 

buluş ben'inle

s/es veren...

maskesi düşen...

kendinle!...

 

merâl özcan

 

 

BAŞKA BİR KOŞU

 

Yüzümü kırbaçlıyor karanlık

nemli damarlarıyla

bir at koşusu tutturuyor yüzüm kan ter içinde

bıçak gibi sıyrılıyor tırnaklarım ellerimden

toprağa yürüyen köklerin uğultusu çağırıyor beni

duru kelimeleriyle konuşan başaklar çünkü

dinleyin

patlayan

göğsümde çiçek açan erguvan ağaçlarıdır

 

heybemde  unutulmuş hıçkırıkları  herkesin, hepimizin

hurdahaş bir dünyanın ağrıları

demir tozları sadece

yoruldum avutmaktan insanlığın kutsal çarmıhlarını artık

görün

göz çukurlarıma birikiyor şafak

çıplak omuzlarımda ay bir papatya tarlasıdır

 

başka bir yer var biliyorum ama sular orada berraktır

dere yataklarında yıkanır çürümüş ot kokuları

tepelerin rüyasıdır çiçek kokuları, yer altı suları

bilirim ki yaşamak orada sağnaklar kadar güzeldir

                                                                                   atilla akın


21/10/2008

Doğum

doğum

 

zaman,

duyulmaz seslerini döker

kum saatinden usun manzarasına

 

ıssızlığı hayali bıçak gibi kesen ışık

çölleşen boş sayfalara

s/özün fırtınalarını estirir

 

sancılı düşlerden koşan doru atlar

kayıp bekleyişlerle yapışır

bulutların buğusuna

çarpışır dünler bugünle

hırçınca dökülür sislerin üstüne

.,

rüzgâra karışır tinsel yükseliş

yeni doğuma

açar şeffaf perdelerini

 

kavuşurken tersine akan nehirler

huzmeler titretir gölgeyi

 

bakarken derinlere

zamanın duyulan sesleri

kucaklar yarının izlerini... 

 

meral özcan

 

www.aykiriedebiyat.blogcu.com

 

Sayfalar Dolunca Çıkar,Kafa Konforunu bozar

 

FATİH- Ağaç, Sıla, İnkılâp, Vefa Kitabevleri, hoca üveys Kütüphanesi, Bilim ve Sanat Vakfı, Özgün Yay.

ÜSKÜDAR-Kaknüs, Yedi İklim, Zen, Üsküdar Kitabevleri

SÜLEYMANİYE-Ağa Kapısı, Kocav Kitabevi

TOPKAPI-Akabe Vakfı (Denge Yay.), Edirnekapı Erkek Öğrenci Yurdu

BEYOĞLU-Yeşilçam Cafe (Emek Pasajı), Simurg K.evi

YILDIZ TEKNİK ÜNİV.-Fen-Edebiyat Fakültesi ve Sosyal Bilimler Fakültesi Koridorları

ANKARA-Vadi Yayınları

İZMİR/BUCA- Buca Eğitim Fakültesi (Edebiyat Öğrt. Böl.)

KONYA-Nöbetçi Fotokopi (Rampalı Çarşı), Enes Kitabevi, Kitap Dünyası

KONYA/EREĞLİ-Ereğli Kitabevi, Nesil Kitabevi

DENİZLİ-EğitimBir-Sen, NT Mağazası, Yaprak Kitabevi

SAKARYA-İksir Kitabevi, Radyo Hilâl, Tozlu Sanat Evi

SAMSUN- NT Mağazası (Kale Mah.)

ORDU/ÜNYE- Ender Kitap-Kırtasiye

DÜZCE- Zirve Kitabevi

ADIYAMAN/Kahta-Öncü Kitabevi

Mardin/Kızıltepe- Kampüs Kitap Kırtasiye

ŞANLIURFA/SİVEREK- Akademi Kitap Kırtasiye

19/9/2008

Zamanın Sisleri / Tusunami

Zamanın Sisleri

hastalığın ateşi

sararken sessiz ağaçları

köklerden budaklara derin çatlaklar uzar

sancılı bekleyişlerle

duvarlara dokunan yankı

ölüm kokan bahçeye

ıssızlığın kokusunu yayar

çapaklardan

dökülen kuşkunun nemi

kulaçlar usumun dehlizlerini

sözcüklerim

zamanın sislerinden doğar

sorguların kırağısı yakarken,

nefesim

basamakları adımlar

sessiz ağaçlar soyunur resimleri

sivri çivilere asılır boş çerçeve

dünler mühürlenir

güneş doğar

gölgemin üstüne...

merâl özcan

 


TUSUNAMİ

saçların

yüreğimde rüzgâr nefesi

ince ve narin

kadifemsi

ucuca mandallanır özlem

ne sonrası biter

ne öncesi

ellerin

tenimde gül demeti

kırılgan ve ürkek

mucizevi

yan yana sıralanır hüzün

ne gündüzü bilir

ne geceyi

gözlerin

burnun ve alnın

ve iki kaş

sözcük adresi:

aşk

üst üste yığılır zaman

ne sevmeyi bildik

ne sevilmeyi

bir deniz kıyıya vurup öldürür kendini

bahanesi

tusunami

müslüm dânâoğlu