Yalnızlık / Olsun
yalnızlık Karılar koğuşunda yıkanan çoraplardan damıtılan bir günahın kefaretidir yalnızlık. İsmin yalın halindedir kalabalıklar arasında olsa da. Bir türkünün, bitmeyen bir çığlığın tezahürüdür. Anlatılmaz bazen. Anlaşılamaz. Umutsuzluktur heyulalar içinde. Bitmek bilmeyen bir ızdırabtır. Ne yana dönsen oradadır. Bitmeyen bir iştahla yakasına yapışır insanın. Bitmeyen bir iştiyakla yaşatır varlığını. Varlığı tekliktir, tekliği bilinmezlik. Kına gecelerinde kızların gözyaşları; umutlu, ıslak bakışları ve Ganj’ı kirleten küller bir isyan bayrağıdır ayrılığa açılan. Kaldırılan bir kazandır ne idiğü belirsiz çeriler tarafından. Bir lastiğin gevşekliğine inat ölümsüz ve kenetlenmiş şiirler yumuşatır isyanı. Gözyaşına dönüştürür yalnızlığı, yalnızlığa hediye olsun diye göz pınarlarından süzülen. Uydum akıllı zihinlerde türetilen onca aforizmaya rağmen; özgürlük, boynuna vurduğun pranganın bir ucunu sevgiliye sunmaktan geçer bir fecr vakti. Hesapsız, kitapsız, olduğu gibi, tümünü derdest edip sevgiliye sunmaktan. Aksi takdirde serkeşlikten başka payen yoktur cihanda. Ne rahat nefes alabilirsin ne bir güzeli ömrüne sultan eyleyebilirsin. Ve zaman ansızındır. Hesapsızdır. Durağandır bazen. Bazen devr-i daimdedir. Simetrik hareketlerle anlatıladurur ama anlaşılmazdır. Başlangıç çizgisinden habersiz çabaların ışığında bir güzelin gözlerinde görülen düşten sonra ansızın duran dünyanın adıdır zaman. İsimsizdir dünya. Eski zaman kavimlerinin çocuğudur çünkü. Çekingendir, çelimsizdir. Ne çerilere söz geçirebilmiştir ne varlığını tehdit eden onca tragedyaya. Gözle görülür, elle tutulur hiçbir şeyi yoktur dünyanın. İsimsiz bırakılmıştır bu yüzden. Bu yüzden tahta köprülerinden sular akar. Bu yüzden kayıtsızdır, bu yüzden umarsız. Kaydı düşülür dünyanın, isimsizlerin kaydına. İsimsizlik bir nevi bensizliktir bu yüzden. Yunus denilen miskin de oradadır. Rumi denilen aşık da. Birisi miskin bellemiştir adını. Diğeri Tebriz’in güneşine ram olmuştur. Hallac’ın ayağının dibine bakmaz onlar. İsimsiz kalmak için gelmişlerdir isimsiz cihana. Ayaklar havada, kafalar semada hep birden ‘ene’l hakk’ derler, sığınarak yaradana. Aşk biraz ruhundan üflemektir bunun için, biraz da ruhuna üflenmek. Gel-git arasında yaşanan onca kıyımdan geriye kalanın ismidir. Ya da olmazları olur eden birkaç çift sözden ibarettir yalnızca. mustafa kemal sağlam Kitap, kafe, wireless internet… Simurg'unuzu Aramaya Simurg'a Gelin!
…olsun ben bunu yaşayamam göze alıp peşinden koşamam bir şair gibi ilmik ilmik işleyemem şiirlerle yaşamı ve bir martı gibi özgür kanat açamam yeni doğmuş güneşe karşı efkarlanıp elimdeki rakı bardağını vursam da masaya yeni doğmuş bir çocuk gibi nefes alamam kalamam artık olmadığım yerlerde ve de gidemem hiç gitmediğim üzerine güneş doğan ve toprak kokan diyarlara sağolsun var olmayan yaşam mutlu olsun yaşamadan ölen insan ve de uçan kuşlar hür olsunlar gittikleri ve döndükleri yerlerde çıplak gözle güneşe bakabilen insan huzurlu olsun yapılacak olan gidilmesi gerekenler var olsun ağlanacak gülünmeyecek acılar yok olsun olmayan tatlar, yaşanamayan huzurlarla dolu insan olsun.. o insan ki ölmeden yaşarken mutlu olsun.. merhaba ölü doğan çocuk sana selam getirdim doğmamış olan yarından üzülme kaybettiğin yalan olan hayatının karşılığı gerçekliktir ve sen saat tamircisi sana da selam olsun zamanın efendisi olan zaman makinesi.. sahte olan düzen ve sahtekar insan kahrolsun gözyaşı elinden alınan kızlar özgür olsun zamana inat eden kör düşünce görür olsun en uzun gecenin dibi mavi olsun ama dedim ya çocuk yapamam ben bunu yapamam.. uğraş başsüllü aykIRI EDEBiYAT 22 kasım’2009 SAYI:59 h-aykIRabilenlere… SAHİBİ: OKUYUCULARI emrah ayhan, tarkan başer, murat koçak, metah çakko, polat can, ahmet uysal, hikmet kızıl, mustafa kemal sağlam, uğraş başsüllü, meral özcan, atilla akın, b.ada adres: gümüş küpe sk. No:5/6 beyoğlu-ist. emrahayhann@hotmail.com metahcakko@hotmail.com SAYFALAR DOLUNCA cIKAR, KAFA KONFORUNU BOZAR.![]()
Kilis Kız Meslek Lisesinin Tam Karşısı!

