Baba/Oğul

2011-09-28 00:42:00

baba/oğul

 

--baba ! oğul ne demek?

bak oğul;

şu ağacı görüyor musun

hani şu köke tutunmuş

ince narin dalları da var

biliyor musun,

o köke baba derler,

dallara da oğul

anlıyor musun

--baba ! yüzün hem buruşmuş hem de kara?

bak oğul;

bu toprağa düşmeden evvel

ben de senin gibi filizdim

yüzüm pürüzsüz, sevimliydim

seni kırmamak için

bazen diklendim güneşe

bazen rüzgara eğildim

ne kadar kararırsam toprakla

seni o denli emniyette bildim

--baba, beni nasıl doyuruyorsun sen?

bak oğul;

sen en güzel çiçekleri ver diye

şu toprağa saldığım tırnaklarım

sana her mevsim su çeksin diye

o kara dediğin yüzümü düşünmeden bile

senin kuşlar öttüren saçlarını

okşayamadığım bir hediye

--baba, yük olmuyor muyum sana?

bak oğul;

sen çok edepli, anlayışlı bir evlatsın

hem benim mis kokulu gururum

hem de her bahar, cıvıl cıvıl bir kanatsın

ne zaman ki acısa tırnaklarım

kesilse suyum

yavaşça yüklerini omuzumdan

yaprak yaprak atarsın

--baba ! sen ne zaman sevinirsin?

bak oğul;

her nisan yatağından

bazen kuşlarla, bazen yağmurla uyandırırım

seni yaşamanın güzelliğine inandırırım

ben dokundukça sen

tomurcuk tomurcuk sevinirsin

'babam seni çok seviyorum' diyerek

ne tatlı meyveler verirsin

 --baba ! ayırırlarsa bir gün beni senden

o zaman ne yaparım ben?

bak oğul;

bil ki zamanla

bana benzeyecek o güzel gövden

aç kollarını herşeyi verene tap

sal tırnaklarını toprağa,

toprağı acıtmadan, baban gibi yap

 

* bu bayram da bir dal gibi eğilip,

 o kararmış gövdeyi öpelim...

 

                      ahmet uysal

566
0
0
Yorum Yaz