Barış İçin Savaş
Barış İçin Savaş
Yaşamak için Savaşmak gerekir sözünün söylendiği günden bu yana yaşamak, savaşmakla eş anlamlı olmaya başladı. Ve sonra da coğrafya atlasının yüzü sürekli değişmeye başladı.
Çoğu özelliği birbirine benzeyen insan toplulukları, birbirlerini katlettikleri sebepten de sonuç alamıyorlar üstelik. Zihinlerde dünyayı kucaklayan bir anlama sahip olan Barış, uygulamada sınıfta kalınca, deniz mavisine kan kırmızısı karıştı.
İnsanları Kızılderili dediler öldürdüler, siyah dediler öldürdüler, beyaz dediler öldürdüler ve hala da öldürmeye devam ediyorlar. Ta ki birinin ten rengi mavi oluncaya kadar da devam edecek gibi bu öl(dür)meler.
Savaşın suç olduğu, ama barışın savaştan daha az suç teşkil ettiği bir gezegen keşfedemeyen insanoğlu, keşfetse de yanında götüreceği ilk şey gene kavga olacak. O yüzden de yaşamak için savaşmak gerekiyor ve savaşmak için de yaşamak. Ucu sonu olmayan kısır bir döngü işte.
Silahın icadı, mertlik kadar barışı da aşırı oranda bozunca, barış kelimesi de literatürden kalkarak, görünmeme eylemine başladı. Ne zaman ki simitçinin gevrek sesi esir kamplarına girerse, o zaman lokavt ilan edilecek.
Yaşamak, artık var olabilmek için değil, bir hiç olan ve sonuçta da hiç elde edilebilecek olan savaş fiilinin gelecek zamanlı çekimini yansıtacak artık.
“Kuşların bile yuvası dalda, bu isyan kime bu feryat niye” diyen şair bile, savaşın felsefeyle duramayacağını anlamışsa, barış için tek şey kalıyor: SAVAŞMAK…
mesut şahin
aykIRI EDEBIYAT 11 eylül’2009 SAYI:57
h-aykIRabilenlere…
SAHİBİ: OKUYUCULARI
metah çakko, tarkan başer,
murat koçak, hikmet kızıl, polat can,
mustafa kemal sağlam, uğraş başsüllü,
özgür göreçki, özgür dikmen, mesut şahin
adres: gümüş küpe sk. No:5/6 beyoğlu-ist.
emrahayhann@hotmail.com metahcakko@hotmail.com
SAYFALAR DOLUNCA cIKAR, KAFA KONFORUNU BOZAR.
0 yorum yazılmıştır