YENİ SİTEMİZ:57.SAYI VE SONRASI

« Önceki | Sonraki »

15/10/2009

Benim Biricik Oğlum

Benİm Bİrİcİk Oğlum

 

Müthiş bir insan olacak benim oğlum. Dünyanın bütün bilgilerini öğrenecek, tüm testleri çabucak çözebilecek. Zaten iki yaşından beri bilgisayarla iç içe. Üç yaşındayken bilgisayarı açıp kapatabiliyor; hatta tek başına bilgisayara cd yerleştirip çizgi film seyredebiliyordu. Annesi bile yapamaz, onun daha bu yaşta yapabildiklerini.

 

İşletmeci olacak benim oğlum. O henüz küçük bir bebekken, her sabah evden çıkmadan önce, annesine sıkı sıkı tembih ederdim, oğluma yemeğini yedirirken televizyonda reklamları seyrettir, diye. Bir süre sonra reklam seyretmeden yemek yemez olmuştu da, tam istediğim gibi, doğuştan ticarete meraklı olduğunu işte o zaman anlamış ve gurur duymuştum oğlumla.

 

Bu sabah ne kadar da heyecanlıydı, okula girerken. Bizden ayrılırken gözleri doldu; ama yakında alışır okuluna. Ne de olsa ilkokul, lise, üniversite derken on altı sene devam edecek eğitimi. Yüksek lisans ve doktorayı saymazsak tabi. Zamanla okulun dikenli tellerle korunaklı yüksek duvarları arasında kendisini emniyette hissetmesini öğrenecek.

 

Öğretmeni disiplinli birine benziyordu. İnsan hayatı boyunca özellikle ilkokul öğretmenini unutamıyor. Mesela benim, zihnimin bir köşesinde bir taht vardır da  öğretmenim devamlı orada oturur sanki. Her adımımda, her kararımda onun sesini duyarım  adeta. Vicdanımın sesidir öğretmenimin sesi. Hata yapmaktan hep korkarım bu yüzden, hata yaparım da öğretmenim düşük not verir diye korkarım. 

 

Her şeyi bilmesini istiyorum oğlumun. Dünyanın bütün bilgilerini. Tüm testleri çözebilmesini, bütün sınavlardan yüksek puanlar almasını. Odasının duvarlarını belgeler, diplomalar ve sertifikalarla doldurmasını. Bu çağda ancak bu şekilde adam olunur bence. Böylece insan, başı dimdik, gururla yürüyebilir başka insanların arasında. Kendisi gibi yüksek düzeyde arkadaşları olur, diplomaları olursa.

 

Küçüklüğünden beri kötü alışkanlıklar öğrenir diye arkadaş edinmesini engelledik oğlumun. Bundan sonra da gözümüzün önünde olması daha iyi. Bu yüzden çok yakın olmasına rağmen okula servisle gidip gelmesi en doğrusu. Hem canı sıkıldı mı odasında televizyon var, bilgisayar var. Biz modern insanlarız, çağın gereklerine uygun olan her türlü imkanı sağladık oğluma. İnsanın en güzel arkadaşı bilgidir zaten. Aklına takılan her türlü bilgiye ulaşabilmesi için bilgisayarına internette bağlı.  Hele bir üniversiteyi bitirsin, o zaman kendi seviyesine uygun arkadaşlar edinir.

 

Öğretmenleriyle sık sık görüşmeliyim oğlumun. Hediyeler götürmeliyim, onunla daha iyi ilgilensinler diye. Oğlumla ilgilensinler, onu sınavlara iyi hazırlasınlar, başka bir şey istemem.

 

Dayısı bir enstrüman çalmasını öğrensin, bir sanatla içli dışlı olsun, diyor. Delirdim mi ben? Bu zamanda bu tip şeylerle vakit kaybedilir mi hiç? Sonra derslerden düşük not alsın, iyi bir liseye giremesin, nasıl bakarım insanların yüzüne ben?  En iyisi daha bu seneden onu iyi bir dershaneye yazdırmak. Evet evet, bunun faydası olur da zararı olmaz.  İlerde gerekirse özel dersler de aldırırım ben oğluma. Hep evde oturması onun kişiliğini olumsuz yönde etkilermiş de falan filan. Ukala herif. Sanki benden daha iyi düşünecek benim oğlumu. Bu yaşta çocuğun çiçekleri, kuşları, böcekleri incelemesi gerekirmiş. Zaten televizyonda, internette akşama kadar inceliyor, kuşların, çiçeklerin her çeşidini. Deli derler adama, karıncalarla, çekirgelerle oynarsa.

 

Benim biricik oğlum, her şey senin için. Unutma, emin ellerdesin.  

      

emrah ayhan

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

2 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: emrah ayhan | Tarih: 2009-11-08 20:38:56
    Konu: imtihan
    insanın sahiplendikleriyle imtihanı daha çetin olurmuş. selam ile.

    Bağlantı »

  2. Yazan: salih yılmaz | Tarih: 2009-10-25 00:52:43
    Konu: emanet
    kendini evldına adayan ne kadar çok insan var etrafımızda. kendini adamak yalnızca Allah'adır. Evlatlarımız ise O'ndan birer emanettir. Emanete sahip çıkacağız; ama sahiplenmeyeceğiz inşallah.

    Bağlantı »