Hayatı Terlemek
Hayatı Terlemek…
Terliyordu, varlığını saran utançla. Tekrar tekrar kristal dudaklarında anlam. Soluk yok, kelime yok, soğuma yok. Sessizlik kadar canlılık; utanç saflıkta gizli…
Terliyordu, öncesizliğin ve sonrasızlığın sonsuzluğu içinde; An’da. An’ın başlangıcı yok…
Terliyordu, özlediğiyle dolu içi, özlediğinin içinde. Saydam teninde huzur, utancında kaos…
Sakın konuşma gece. Gözlerini kapadığını hiç görmedin, olmadığın yerlerde, olmayan kollarınla saramadığının…
Terliyordu, yüzünde giz, yüzünde ışık, rüzgar, ateş, toprak, ve gül, yüzünde…
Pencerelere konan yaban güvercinleri ve büyüyünce gemi olacak fidan ve Büyüksahra’nın isimsiz kum tanesi ve Samanyolu galaksisi ve alaimisema ve kandamlası ve asude bulut ve soylu atlarla yapılan gece yolculuğu-Esra ve köpüren yalnızlık; yoktunuz, terliyordu…
Terliyordu, henüz eller yoğurmamıştı demiri, iğne acıyı dikmemişti, özlenen yüzü perdeleyen ayaklara öfke büyütmemişti yılanlar kuytularda…
Terliyordu, henüz hayat dokunmamıştı ölüme ıslak parmaklarıyla…
Ve yıldızlar sevgilim değildi, uzaktan kırpıştıran gözlerini, mahmur…
Pişmanlık bir çocuk ölümü gibi düşmemişti böyle içime, mahcup…
Çaresizlik erkeğe gözyaşı olmamıştı, deprem sarsıntılarıyla…
Nefret bulaşmamıştı henüz varlıına tenimin…
Terliyordu, kıpır kıpır saydam dudaklarında anlam…
Terliyordu utançla kıvranarak. Hayat sessizlik kadar; ve korku. Utanç saflıkta gizli. Teri tenimde. Soluk yok, soğuma yok, kelime yok…
Güneş hiç doğmamış…
Bildiklerinizi kanatın, unuttuklarınız yeter size…,
samet dindar
Konu: kardeşşş
hocam, inceldiğim yerden koptum. Tanrı müstahakını versin inşAllah.
Bağlantı »
Konu: ,,,
tebrikler...
Bağlantı »