Yıkık
fotoğraf: ufuk akçay
Hani bir bahar günüydü. Kayıtlıdır bir yerlerde. Kimsesizdim. Kapına durmuştum. Yıldızlar vardı hani. Peş peşe kaymayan yıldızlar. Köşesiz yıldızlar.
Hani hüzünlüydüm. Terkedilmiştim. Sensizdim. Dağlara bakıp ağlıyordum. Küfrünü kusuyordu taşlar.
Hani bir yıkımdan geriye kalmıştım. Ölmüştü tüm sevdiklerim. Hayallerim vurulmuştu sonra. Soyum kırılmıştı. Gözlerimden yaşlar süzülüyordu. Özüm kaybolmuştu. Ayaklarım tutmuyordu.
Hatırlıyorsundur.
İşte kavlime sadakatle… Rikkat ve hasretle…
Şimdi kapındayım.
Ölmek üzere… Boğulmak üzere… Kaybolmak üzere kapındayım.
Bahar geçti biliyorum. Yıllar geçti.
Gittim geldiğim yerlerden. Sustum konuştuğum şeylerden. Susadım içtiğim sulardan.
Haşrolamak üzere tekrar… ölmek üzere ölümden önce… doğmak üzere doğumdan önce…
Kimsesiz… yalnız…biraz şerkeş… biraz utangaç kapındayım.
İsmin kaşımda duruyor. Silüeti sırtımdan yansımış. Varlığın buram buram zihnimde.
Ne olur sana açtığım ellerimi geriye çevirme!
