Amerika(cılar) Kına Yaksın Kotuna

2011-05-16 23:25:00

Usame Bin Ladin gitti denizin dibine Amerika(cılar) Kına Yaksın Kotuna…   “Adalet yerini buldu,” demiş, tarihin en büyük terör devletinin kuklası Obama, Ladin’in öldürülüşünü izlerken. Uygarlığını kan ve gözyaşı üzerine kurmuş terörist Amerika’nın, işgallerine karşı mücadele ediyordu Ladin, sadece ABD askerlerini hedef alıyordu. Sivillere yönelik hiçbir eylemi üstlenmemişti çünkü.   Fakat Amerika (kendi yapmıyormuş gibi), onun için sivilleri öldürüyor diyordu ya, biz de öyle inanmalıydık!          Müslüman coğrafyaları işgal eden, masum halkları katleden, kadınların ırzlarına göz diken, çoluk çocuk demeden işkenceden geçiren Amerikan askerlerine hak ettiğinin karşılığını vermeye çalışmak “Adalet” değil miydi?          Fakat Amerika, terörist diyordu ya onun için; biz de terörist demeliydik. O nedenle dillerimiz tutuldu “Allah taksiratını affetsin” demedik. Bırakın bunu, vah bile diyemedik!          Zaten Batılılar ve batılıların çıkarlarına hizmet edenlerden başka herkes terörist değil miydi bu dünyada!          Kızılderililer aşağılık teröristlerdi(!) Vietnamlılar aşağılık teröristlerdi(!) Afganlılar aşağılık teröristlerdi(!) Afrikalılar aşağılık teröristlerdi(!) Iraklılar aşağılık teröristlerdi(!) vs. vs.          Şimdi de Libya… Suriye sırada! Dişlerinin keseceğine emin olurlarsa yarın İran; kim bilir Türkiye de gelir arkadan!   Öğretmen, Amerikalı, gerzek; terör... Devamı

Harekete Geçmek Lazım

2011-05-16 23:22:00

harekete geçmek lazım   Bu gün bir pazar bir derken herhangi bir anlamında... sıradan bir gün ise hiç değil! bu şehri tehlikeli kılan arkadaşlarla masa başı toplantısı yapıyorken; bir yandan da alnından dökülen terleri sile sile sırtında taşıdığı yüklerden kuracağımız bir “medeniyet” için koşuşturan bu arkadaşların hepsi “bizden”. ben biliyorum bu küçük şehirden dirilişi yakalayıp sonsuzluğa uzanacağız biz!?bir nefes almak için oturduğumuzda dudak ısırarak izleyeceğiz bu güzellikleri!? ben biliyorum biz Allah’ın yardımıyla üstün geleceğiz! ne yani büyük mü konuşuyorum? olmadı mı? Gençliğime mi verdiniz? Siz de mi bu yola bu dileklerle çıkmıştınız! Toy muyuz biz! Ohoo mu! ne derseniz deyin! Umutsuzluğunuzu tecrübenize bulayıp pazarlayamayacaksınız bize! bayım ben sol cebinin içerisinde çocuklara verilmek üzere saklanmış, minik minik şekerler taşıyan kocaman kocaman gençler tanıyorum!?ve inanıyorum ki onların ellerinden sonsuzluğa doğru başlayan bu hareket yankısını ve yolunu bulacak!? Her kesimden, birçok kişinin devlet kadrolarına yerleşip de “azıcık aşım ağrısız başım “anlayışını güttüğü bu dönem de, çocuklar için, elinin tersiyle üç kuruşluk dünya menfaatin iten; kolay yola kolayca boyun eğmeyen kolay lokma olmayacak! adamlar tanıyorum!?ne haber… Ne derseniz deyin!? Yayın evlerini arıyor, hareketimiz için açtığımız eve kitaplar arıyor, dev bir kütüphane hayalleriyle yatıp kalkıyorduk.. ikinci elcileri dolaşıyor, eşyaları ucuza tamamlamak için yarışıyorduk.. çocuklara ulaşmaya çalışıyorduk… sivildik… itaatsizdik…fakir aileler için projeler düşünüyorduk, en çok da &cced... Devamı

Hayli Benzedik

2011-05-16 23:20:00

HAYLİ BENZEDİK Halen karar ayıklamakta acun Hamarat hamleler aramakta Ne zaman zıpkın atsa acun Dilenci cesetlerine Zincirleme gelir dünya cesetleri Şafak vaktine Kuşsütü mübarek insan ceset içinde Ferde adap var deyip Şahsa kuyuda okyanus olmasa Morarmadan insan şu dünyada Farklı ciltler tek olurdu zıpkın ucunda.   bengisu uzun Devamı

Muhammed`in Delikanlısına İnfaz ve Merhametsiz Yaygara!

2011-05-16 23:14:00

Muhammed`in Delikanlısına İnfaz ve Merhametsiz Yaygara!   Ev çok kalabalıktı… Herkes kendi odasına çekilmiş yan odadakini çekiştirip duruyordu… Bir çekişme hali vardı… Onlarca iftira kampanyası ve yüzlerce dedikodu furyası… Kibir ve kendini beğenme, niza, cedel, kavga, gürültü, patırtı arasında ev halkı, hiçbir iş yapmıyor, kilerdeki yemeği yemekle meşgul oluyordu… Rahatsızdı bundan ama içine doğduğu ev buydu…   Sonra bir gün kapı çaldı… Kapıda kötü niyetli, sapık, arsız, hırsız, tecavüzcü tipler ellerinde bıçaklarla, sopalarla ve çuvallarla evi bastılar… Silahlarla vurdular, bıçaklarla kestiler ve kilerde ne varsa çuvallarına doldurmaya başladılar… Evdeki hemen herkesi öldürüyorlardı… Kadınlara her gün tecavüz ediyorlardı… Çocukları dahi dövüyorlar, öldürüyorlardı… Gitmiyorlardı…   Evin büyükleri, güçlüleri, nüfuzluları yani önde ve ileri gelenleri odalarına geçtiler, en güvenli yere kilerden aldıkları yiyecekleri yığıp korkarak saklanmaya başladılar…Evi basan eşkıyaya karşı koyamayacaklarını düşündüler…Karılarına, kızlarına, çocuklarına, kardeşlerine, hısım ve akrabalarına yardımcı olmak, gereksiz ve riskli bir tehlike gibi geldi…Bunun yerine eşkıyaya evin kilerinden rüşvet vererek evin tamamen işgaline göz yumdular…Artık eşkıya eve yerleşmişti…Her gün işkenceye uğrayan ev halkı durumdan bıkmıştı ama hala sözü kendinde tutan evin büyükleri, eşkıyaya karşı koymuyordu…Koyamıyor değil koymuyordu!...   Sonra bir gün evdeki bir çocuk çıktı, isyan etti. Çocuk o zamana kadar a... Devamı

Şehrin Şiiri

2011-05-16 22:44:00

ŞEHRİN ŞİİRİ   “Kimsesiz hiç kimse yok herkesin var kimsesi Kimsesiz kaldım yetiş ey kimsesizler kimsesi”  ruşeni    Tut ki göğün altında  trajik bir hikayede göz göze geldik ve ellerin ellerime dokundu,bakışın naif kalbime sürtünerek durdu ayaza..      Tut ki rüyalarda karşılaştık ,yankı dolu tünelleri geçerken birbirine kenetlendi kalplerimiz.       Tut ki herhangi bir adrese gönderdiğin mektubun bana geldi ve mektubun satır araları beni anlatıyordu ,yanlış bir mektubun doğru adresiydim sanki.        /yalnız bizim gözlerimiz kuş olup uçabiliyordu,yalnızca gülümseme yakışıyordu gözlerimize,yüreklerimiz güneş ışığına duran gündü ,maviye sevdalı şiirlerle büyüyor,cemreler düşen toprağımıza mavilik yakıştırıyorduk,hayallerimiz çılgın nehirleri geçer gibi delikandı,doymak bilmeyen bir sevdayla bağlıydık hayallerimize…/                      Tut ki yalnızlıktan şikayet etmedim, tut ki ağlamadım gece yarıları, tut ki hep yorgun sesimle şiirler okudum geceye ve sana…       Sanki yıllardır hep aynı kelimelerin kıyısında geziniyorum. İçimde durmadan yankılanan sesi duymazlıktan geliyorum, ince elenmiş kelimelerle anlattığım mahremsiz gerçeklikler içimi kanatıyor, hayat mat renkleriyle düşüyor düşlerimin civarına, en uzun nakaratlı şarkımız “aşktı”,tedirgin ve gölgeli bir masaldı lisanların betimleyemediği sevdamız. Gecenin sessizliğine dönüş azığım; aşkım, hayatın ağır uykusunu bir üvendire gibi dürtüyor. Ahdini unutmadığını biliyorum lakin çıkmaz sokaklarda şark... Devamı

Amerika Sen Busun!

2011-05-16 22:23:00

  amerika giriş amerika sen busun, orospu çocuğusun bitmeyen bir bitmeyen iki bitmeyen üç buluşlu çok uluslu çok egemen çok yapışkan birdenbire politik birdenbire bomba ve havariyyun son yemekte son dansta mister sean penn ne işin var iranda adam kameraya bakmayı biliyor bundan sebep kürtçe öğreniyor her şey sahte bir sahte iki sahte üç allahın hakkı gibi de düşünebiliriz demek ki condaliza su böreği yapmayı öğrense ne alakası var demeyin erzurumun air forcela   gelişme tamam peki on bir eylül tamam peki usame tamam peki müdahale tamam peki felluce tamam peki chavez tamam peki kum mollaları tamam peki eminem tamam peki hispanik şimdi durup düşünelim şimdi kimyevi gübreden bomba yapmayı ölmeseler bile üstleri başları anladınız mı espri anlayışı var adamların süper heroları porno dükkanları yeşil kartları özkökleri çandarları çandarlı halil paşa çıkarıp masanın üstüne aman allah ben ne diyorum türk şiiri politiktir türk şiiri düz ayak yazılmaktadır kızgındır türk şiiri tamam peki bomba tamam peki güneş enerjisiyle çalışan telekinezi uzmanları erzurum üzerinden tahran, tahran üzerinden türkiye anlamadınız mı sayın başbakan siz anlayana kadar atlar ve atı alanlar üsküdardan ulan ben kızkulesine bakarak kızkulesinin herasına leandrosuna bakarak küfür sallayan kızgın adamım kemal tahirim bir bakıma, bir bakıma otuz yaşındayım, ismet özelim anlayana meseleye dönelim meseleye dönelim meseleye dönelim müslüm gürses sen o çıtkırıldım herifle raks ederken yalılarda, amerika bitirecek dünyamızı hümanist olalım müslüm baba yeni rakı ... Devamı

Usame Bin Ladin'in Ölümüne Benim Tepkim

2011-05-16 22:17:00

BUSH'UN SUÇLARI BİN LADİN'İNKİNİ KATLAR Bin Ladin'in öldürülmesi hakkında, ''Usame Bin Ladin'in ölümüne benim reaksiyonum'' başlıklı bir yazı kaleme alan Chomsky, ''Kendi kendimize, eğer Iraklı komandolar Bush'un malikânesini basıp öldürseler ve sonra da Atlas Okyanusuna atsalar ne hissederdik diye sormalıyız'' dedi ve şöyle devam etti:''Bush'un suçları tartışmasız, Bin Ladin'inkileri katlar. Ve yine tartışmasız, Bush Ladin gibi zanlı değil, yüz binlerce kişinin ölümüne, milyonlarca kişinin mülteci olmasına, bir ülkenin büyük bölümünün yıkılmasına ve şimdi bölgenin geri kalanına da yayılan mezhep çatışmalarının başlamasına sebep olan kararları veren kişi. " ZANLI YAKALANIR MAHKEMEYE ÇIKARILIR Uluslararası hukukun birçok unsurunu ihlal ettiğini belirttiği Ladin operasyonunun, 'planlı bir suikast' olduğunun açık olduğunu kaydeden Chomsky, ''80 komandonun hiçbir ciddi direniş görmedikleri bir mekânda silahsız bir adamı kolaylıkla teslim alabileceği halde buna yönelik hiçbir çabanın olmadığı görülüyor. Hukuka birazcık bile saygının vazedildiği toplumlarda zanlılar yakalanır ve mahkemeye çıkarılır. "dedi. ABD KANIT GÖSTEREMEDİ 2002 yılında FBI Başkanının, 11 Eylül saldırısının, Afganistan'da planlandığı ve Birleşik Arap Emirliği ve Almanya'da organize edildiğine 'inandıklarını' söyleyerek, 'inanmak'tan başka delilleri olmadığını ortaya koyduğunu yazan Chomsky, Bundan 8 ay önce Taliban'ın Washington'a eğer 11 Eylül'ü Bin Ladin'in gerçekleştirdiğine kanıt gösterirlerse kendisini teslim etmeyi teklif ettikleri halde Washington hiçbir kanıt göstereme... Devamı

aykırı'lardan Haberler

2011-05-16 22:12:00

AYKIRILAR’dan HABERLER   Murat Koçak’ın hızına yetişebilene aşk olsun. Daha önce “Meleksel Dokunuşlar” ve “Hz. Süleyman’ın Sonsuzluk Hazinesi/Belkıs’ın Tahtı” isimli kitapları yayımlanan ve kısa süre önce Ümraniye Belediye’sinin düzenlediği hikâye yarışmasında ikincilik ödülünü kazanan aykırı yazarımız Murat Koçak’ın, üçüncü kitabı “Postallı Kızlar” okuyucuyla buluştu. Murat Koçak da; 22 Mayıs Pazar günü, Kocaeli Kitap Fuarı, B Salonu B62, Çağrı Yayınları Standında okurlarıyla buluşuyor. Hayırlı Olsun! Ve bir diğer aykırı yazarımız Ahmet Uysal’ın beklenen romanı “Başka Hayat” adıyla Pupa Yayınlarından çıktı ve ikinci kitabı olarak geçen ay İzmir Tüyap’ta okurlarıyla buluştu. sağlam aykırı Mustafa Kemal Sağlam 28.05.2011'de evleniyor. Düğün Kilis'te... Tüm aykırılar davetlidir.   aykırı’YI BULABİLECEĞİNİZ YERLER:   FATİH-İnkılâp Kitabevi, hoca üveys Kütüphanesi, Bilim ve Sanat Vakfı, Özgün Yayınları BEYOĞLU- Simurg Kİtabevi ÜSKÜDAR-Kaknüs, Yedi İklim, Zen, Üsküdar K.evleri SÜLEYMANİYE-Ağa Kapısı TOPKAPI-Akabe Vakfı (Denge Yay.), Edirnekapı Erkek Öğrenci Yurdu MARMARA ÜNİ.GÖZTEPE YERLEŞKESİ- Eğitim Fak., Fen Edebiyat Fak., İletişim Fak. Koridorları YILDIZ TEKNİK ÜNİV.-Fen-Edebiyat Fakültesi ve Sosyal Bilimler FakültesiKoridorları ANKARA-Vadi Yayınları İZMİR/BUCA- Buca Eğitim Fakültesi (Edebiyat Öğrt. Böl.) KONYA-Nöbetçi Fotokopi (Rampalı Çarşı), Enes Kitabevi, Kitap Dünyası KONYA/EREĞLİ-Ereğli Kitabevi, Nesil Kitabe... Devamı

Kırmızı Çocuk

2011-04-12 22:48:00

kırmızı çocuk yeninin çocuğunu eskinin karmaşası doğurur kaçma bak ellerimize vurulan cetvel cezası kadar kırmızı utanmak satan yanağımız ve kafamız hep yerde ama arasak da bulamıyoruz gözden fena düşmüş kaybeden tarafımız kırmızı çocuk çık o sınıftan tenefüs zili çalmadan ve koridor boyunca sevin çünkü özgürlüğün rengi yoktur dışardan hiç anlaşılmaz büşra demirağ Devamı

...Ama... / Kıyamet

2011-04-12 22:41:00

                ...AMA...                 Sevgimi gül edip               Kuruttum yapraklarımda               Seher yelini de sevdim               İçimi buz etse de baharımda               İpek tenliydiler               Belki;               Ama               Elden düşme cemrelerdi               Ayrılan bahtıma               Fırtınalı gecede açan               Buz sıcağı güneşti gözleri               Belki;               Ama               Karıncalara yetmeyen               Ekmek kırıntılarıydı               Bırakılan yollarıma               Asesim olmuş zülüfleri               Firari limanlarımda       ... Devamı

GAMze

2011-04-12 22:38:00

GAMze Deli kızın türküsünü dinletir gözlerin Seni gördüğüm zaman Gamzeleri, gülüşünün gözyaşları Anam ayrı, babam ayrı kardeşim Kalbimin papatyası kız..   Kırılganlığını perdeleyemez ki sesin! Kelimelerin örtemez inceliğini.. Sen sırça olursun Dünya pamuğa bürünür..   Islık sesinde doğar dostluk Mevlana’yla Tebrizi kabilinden Çınlar kahkahaların Sarıçiçekler titrer toprakta Bir masal yazılır âlemde Üç prenses başrolde Etekleri havalanır dönerken Deli kızın türküsünü çalar yeryüzü   Ve gamzelerin, Gözyaşlarının gülüşü olur   çiğdem burhan Devamı