YENİ SİTEMİZ:57.SAYI VE SONRASI

« Önceki | Sonraki »

1/12/2006

Sevgili ÖğretMEnim

         Büyük olduğunuz kadar kıskançsınız da… Size nasıl hitap edeceğimi bilemiyorum açıkçası… Hayatımızın en güzel zamanlarında olduğumuzu söylediğinizi pek çok kez duydum, e açıkçası hayatımın bugüne kadarki kısmından fazlasını da yaşamadım; yani sizden daha az bildiğim bir konu bu; ama algılayamadığım, neden bunca koşuşturma? Önümüze onca engel, sıkıcı iş çıkarmanızın anlamı ne? Madem en güzel günlerimiz bunlar, neden bu döneme ait her şeyi kirletiyor ve nefret ediyorsunuz? Sizinki mahvedildiği için mi? Bir de akıllı, entelektüel kesimi yetiştireceksiniz, yıllardır süregelmiş bir kan davasının öncülerinden başka bir şey görmüyorum karşımda.

 

            Hiç oyuncaklarla oynamıyorsunuz, neden peki? Sizce çocuk işi mi onlar? Lütfen bir kez olsun doğruyu söyleyin bu konuda, sadece siz değil, tüm büyükler bayılıyorsunuz oyuncaklarımıza.

 

Yalnızca hayata yeniksiniz, zaman sizi kontrol ediyor, bizim elimizdeki güzel zamanlara ve rengârenk uzun hayata bakıp kıskanıyorsunuz… Bu yüzden onca ödev, bu yüzden sınavlarınız, önümüzü uzun bir yol olarak değil, sadece belirli hedeflere sınırlayarak sizden farksız, bir ayağımız çukurda gibi yaşamamız için, yine yalnız değilsiniz, bütün büyükler destekliyor sizi, çünkü ortak özelliğiniz, ölüme bir adım daha yakın olmanız!

   

    Doğarken ağlıyoruz ya biz çocuklar, egemenliğiniz altında bir dünyaya doğduğumuz için, okula başlarken ağlayan arkadaşlarımı yadırgadığım için aptal gibi hissediyorum şimdi kendimi, onlar o zaman görmüştü bütün bunları, ben ise sorgusuz sualsiz, saf bilgi ile karşılaşacağımı sanarak kalın kafalı bir mutluluk içindeydim. Evet, öğrendim, ama sınandıkça garip bir kamçı yedi bilgilerim. Daha fazlasını öğrendikçe daha çok baş kaldırdım, başıma iş açtım hep… Ama yine de haykırabiliyorum ki, yaptıklarınız çok az düşünen birisi için bile ortada! Mutlu musunuz bilmiyorum, dünya güzel bir yer olsa olmaz mıydı? İyi ve kötü çekişmelerini anladım, kazanan ve kaybeden yerleştirmelerini de, hepsi bir kısmı mutlu ve bir kısmı mutsuz kılmak içindi, ama madem insanoğlu kurdu insanlık denen ve üzerimizde her şeyi etkili kılan bu “uygarlığı”, neden kötü şeyleri etkin kıldınız ki? Ne kadar düşünürsem düşüneyim, aklım almıyor…

 

    Bugüne kadar hep “hayatınız şu veya bu sınavına bağlı” sözünü duydum sizden. Neden? Alışkanlıklar, bağımlılıklarla dolu bir dünyaya dahil hayatınız yüzünden. Tek yapabildiğiniz hayalinizde canlandırmak bir şeyleri, yapamadığınızı onlara yaptırmak, sizce de acizce değil mi onca güzelliğe sahipken onlar yerine anlamsız şeyleri kendine yükledikten sonra beklenen günlere hayatını bağlayıp yaşamak? Beni bir sınav gününü beklemeye zorluyorsunuz bugün, ben bugün yarın ne olacağım diye düşünüyorum, yarınki sınavda neler yapacağım ve beynimi kemiren bu düşünce ile bir dahaki yılı bırakın, bir dahaki ayda nasıl bir gökyüzü bekliyor beni, onu bile düşünemiyorum…

 

    Teker teker aşıyorum sınavlarınızı öğretMEnim, birer birer düşüyor yolları tıkayan kaleleri, eminim onlarca nasihat duyacağım sözlerimin üzerine ve yine eminim bana karşı geleceksiniz, ve emin olun kulak asmayacağım… Sınavlarınızı teker teker aşıyorum ve teker teker köreliyor ruhumun gözleri, teker teker ulaşıyorsunuz amacınıza ve bir adım daha yaklaşıyorum ilüzyon mezarlarıma… Ne de olsa büyük, saygıdeğer ve öğretMEnimsiniz, saygılarımı sunarım…

 

Meclisimin dışında kalmaya nail

tüm öğretmenlerim,

Öğretmenler gününüz kutlu ve

 daim olsun!

 

kıvanç kaçakgil

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır