Şiirimin Sen Hali ve Yitik Ben
şiirimin sen hali ve yitik ben…
seni araladıkça mısralarım dökülüyor bakışlarına
yitik turnalar havalanıyor
özlemin acı tadı ürperiyor çiğdem kirpiğinde
halime bulut devşiriyor gittiklerim
zombi dişlerini geçiriyorlar etime
dağ taş kanıyor
mai tenini banım kanıma
mai tenini banıp kanıma
gitmek bir mahreme dokunmaktır içinde
her mahremin bir gidiştir
benden bana dönüşsüz, varışsız, beyhude..
hadi nazlanalım
içimizi sererken sofra diye aç kalplerimize
ve yaşımızı akıtalım
yitelim turna kanadında bir sevinç hasretinde
sancılarını atarak terkimize
ben sende içkin
sen bende nokta
ben bende virgül
aynı atın sırtında seferi
bitemeyen iki tümce bir eyere mühürlü
nabzı elinde tutan canı ister her daim
canı sele salalım korkudan azade
canı şiire gizleyelim bir mısraya kilitli
sol anahtarı takalım başına
adına hüzün diyelim..
adımızı hüzünle silelim
biraz gözyaşı katıp açalım rengini... eflatun bulutlar serelim ufka...
nilüferlere soralım hüznü...
narsisti anlatsın ağlamadan...
atam dı desin
ben ufka içli içli bakardım
adımı söylemezdi desin hiçbir zaman bulutlar
sevgili deyi elinde tutarsın kalbimi
bir mızıkaya üflenen nefesine sıkıştırır sın
şiirim redifini yitirir
şairim kalemini..
dipsiz bir karanlığa uyurum
her uyku ecelimi taşır içinde
her uyanış ölümümü
bir ecel iki yüreği taşır iki minare arasında
ışıl ışıl ölümü müjdeleyen bir sayhadır bakışların
adım eflatundur... siyah diye okunur lakin
korkak bakışlarında derin sezgilerle çırıl çıplak soyma arzusu...
kayalarına kalbinin vurup acıyı, sarrafın mihenge vurduğu gibi gevheri...
tebessümü silersin yüzümden
olgun bir ağrı bırakırsın çatlayan toprağına içimin
yağmur diye... avuturum kendimi
yağmur gitmiştir oysa bozkır sevdamdan
hadi gidelim derken bahçivan... gülleri kurutmaya meyleder
safran kalışları yıkamak gerek diye
baldıran zehirleri akıtmak gerek diye
hadi gidelim derken bahçivan...
iki kalbi bir bineğe yolcular
yola düşer eksiltiriz içimizi ıslak yanaklarla
beraber ağlayışları içimizin bir biz yoksunluğumudur
beraber acıyışları en tenhalarımızın bir hüzün vurgunluğumudur
acılarının büyüklüğü eteklerinde acılarımın,
inleşiyorsa bir güz mahzunluğu mudur
eteklerini topla bin terkisine içimin
yüzümün matemi tutsun acılarını yalnız ve sessiz düşerken ölüme
tutsun ve emsin kederi memelerinden
bir muştu aksın isterim çeşmelerden
bir su sesidir dökülmez dilimden adın bir ağıttan sızmış lügatıma
efla la
ben yeniden söylemek istiyorum adını
efla la
iki acıdan bir biz ağlar
güler
güldüğüne ağlar
gülerken ağlar... kimsenin yapamadığıdır bu...
ağladığına güler... bunu herkes yapmadadır oysa…
ve ben burhanla bildim ki... aynı acıyla kanayanlar...
bigane kalmazlar kendi ıssızlıklarında münzevi ....
Aşk içre ölürler… aşk için.
asudesu
acılıbirtarih
Konu: içim de
kardeş, acılarıma da kardeş!!! özlemişiz...
Bağlantı »
Konu: mustafaatakan
okudum ve güzl şiirler emeginize saglık herkese tek tek yoluyom sebep de adres leri çalıyorlar http://knowledgeoflifeatakan.blogcu.com/
Bağlantı »