YENİ SİTEMİZ:57.SAYI VE SONRASI

« Önceki | Sonraki »

5/3/2008

Şiirimin Sen Hali ve Yitik Ben

şiirimin sen hali ve yitik ben…

 

seni araladıkça mısralarım dökülüyor bakışlarına

yitik turnalar havalanıyor

özlemin acı tadı ürperiyor çiğdem kirpiğinde

halime bulut devşiriyor gittiklerim

zombi dişlerini geçiriyorlar etime

dağ taş kanıyor

mai tenini banım kanıma

mai tenini banıp kanıma

gitmek bir mahreme dokunmaktır içinde

her mahremin bir gidiştir

benden bana dönüşsüz, varışsız, beyhude..

hadi nazlanalım

içimizi sererken sofra diye aç kalplerimize

ve yaşımızı akıtalım

yitelim turna kanadında bir sevinç hasretinde

sancılarını atarak terkimize

ben sende içkin

sen bende nokta

ben bende virgül

aynı atın sırtında seferi

bitemeyen iki tümce bir eyere mühürlü

nabzı elinde tutan canı ister her daim

canı sele salalım korkudan azade

canı şiire gizleyelim bir mısraya kilitli

sol anahtarı takalım başına

adına hüzün diyelim..

adımızı hüzünle silelim

biraz gözyaşı katıp açalım rengini... eflatun bulutlar serelim ufka...

nilüferlere soralım hüznü...

narsisti anlatsın ağlamadan...

atam dı desin

ben ufka içli içli bakardım

adımı söylemezdi desin hiçbir zaman bulutlar

sevgili deyi elinde tutarsın kalbimi

bir mızıkaya üflenen nefesine sıkıştırır sın

şiirim redifini yitirir

şairim kalemini..

dipsiz bir karanlığa uyurum

her uyku ecelimi taşır içinde

her uyanış ölümümü

bir ecel iki yüreği taşır iki minare arasında

ışıl ışıl ölümü müjdeleyen bir sayhadır bakışların

adım eflatundur... siyah diye okunur lakin

korkak bakışlarında derin sezgilerle çırıl çıplak soyma arzusu...

kayalarına kalbinin vurup acıyı, sarrafın mihenge vurduğu gibi gevheri...

tebessümü silersin yüzümden

olgun bir ağrı bırakırsın çatlayan toprağına içimin

yağmur diye... avuturum kendimi

yağmur gitmiştir oysa bozkır sevdamdan

hadi gidelim derken bahçivan... gülleri kurutmaya meyleder

safran kalışları yıkamak gerek diye

baldıran zehirleri akıtmak gerek diye

hadi gidelim derken bahçivan...

iki kalbi bir bineğe yolcular

yola düşer eksiltiriz içimizi ıslak yanaklarla

beraber ağlayışları içimizin bir biz yoksunluğumudur

beraber acıyışları en tenhalarımızın bir hüzün vurgunluğumudur

acılarının büyüklüğü eteklerinde acılarımın,

inleşiyorsa bir güz mahzunluğu mudur

eteklerini topla bin terkisine içimin

yüzümün matemi tutsun acılarını yalnız ve sessiz düşerken ölüme

tutsun ve emsin kederi memelerinden

bir muştu aksın isterim çeşmelerden

bir su sesidir dökülmez dilimden adın bir ağıttan sızmış lügatıma

efla la

ben yeniden söylemek istiyorum adını

efla la

iki acıdan bir biz ağlar

güler

güldüğüne ağlar

gülerken ağlar... kimsenin yapamadığıdır bu...

ağladığına güler... bunu herkes yapmadadır oysa…

ve ben burhanla bildim ki... aynı acıyla kanayanlar...

bigane kalmazlar kendi ıssızlıklarında münzevi ....

Aşk içre ölürler… aşk için.

 

asudesu

acılıbirtarih

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

2 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: gereksizlik yazarlık falan | Tarih: 2008-05-19 18:27:22
    Konu: içim de
    kardeş, acılarıma da kardeş!!! özlemişiz...

    Bağlantı »

  2. Yazan: mustafaatakan | Tarih: 2008-04-12 22:46:43
    Konu: mustafaatakan
    okudum ve güzl şiirler emeginize saglık herkese tek tek yoluyom sebep de adres leri çalıyorlar http://knowledgeoflifeatakan.blogcu.com/

    Bağlantı »