Tutuklu / Kuytunun Kelamı
tutuklu
HERGÜN BİRAZ DAHA AĞIR
HER AN BİRAZ DAHA İNADINA İNADINA
TUTUKLANIYORUM
HER BİR YANIMDAN HER BİR YANINA
GEÇİP GİTMELİ MİYİM,BOZGUNA UĞRAMIŞ
BİR YERDEN ZAFERLERE…
YOKSA KALIP SAVAŞMAK MI YAKIŞIR
BU YÜKÜ TAŞIYAN DELİ YÜREĞE…
NE DEMELİ, NE İÇMELİ, NE YEMELİ
BU DÜZENİ BOZUKLUĞUN SOFRASINDA
BÜTÜN UZUVLARI SONRADAN KÖTÜRÜM
BİR BEDENLE NEREYE YIKILMALI
OKYANUSLARI BOZUP GÖKYÜZÜNE DAĞITMALI
KEDİLERE KANAT TAKIP
KARINCALARI YÜZDÜRMELİ
KULAKLARIMLA BAKIP
GÖZLERİMLE TATMALI
DURUN DURUN BULDUM
ELLERİMDE SOLUYUP
SAÇLARIMDAN AĞLAMALI...
banu güven
kuytunun kelâmı
kuytuya sinen sayfaların nefesi sorgular,
kılıç keskinliğindeki kelâmı
evimin
sonsuz sessizliği, acımasız zehre döner
gizli odaların idamıyla, sınırsız zaman
dar gömleğin sol cebine
sıkışır
sırrın renksiz suretine
kilitlenir, düşüyle buluşan karanlık
haykırışlar yansır çerçeveden taşan resme
dökülen kırıklar batarken parmaklara
izler kırmızı mühre yayılır
için sızlar
parmak izlerine sığdırdıkların, dağılır
yabana değen bakışların, acıtır
yarının büyüsüne bağladıkların, boğar
bir adım beklersin,
çark tersine döner ve
sarılırsın kendi yalnızlığına
...//
bir an...
buğunun arkasına gizlenen huzmeler
süzülür s/özün fısıltısıyla...
ayna çoğaltırken ışığı kapılar dışa açılır
kelâm keser kağıdın dokusunu
zehir akarak
kilide varılır...
meral özcan
0 yorum yazılmıştır