Yazdım

2011-09-28 00:13:00

  yazdım

 

Bir şeyin değişmesi için illa birşeyin olması gerekmezmiş.
Kediler de söz dinlermiş.
Çöpler koklamazsan pis kokmazmış.
Bazen koşmak için durmak, durmak için koşmak gerekirmiş.
Düşününce düşermiş insan.

Düşüncesine göre ya üste ya dibe...
Kesinlikle gerekirmiş kimi zaman, çelişki de...
Merak bilme isteğinden fazlasıymış,

onun içinde daha kaç tane başka şey varmış.
Meselemiz kedi merakın içine sığar mı, sığmazsa ölür mü?

Bunları yazdım. Yazarken bir yerden başka yere aktım. Savrulmak gibi, ama değil.
Sen sana dair şeyleri düşünürken, ben yazarım.

Arada seni de yazarım.

Herkesin biraz aynılığı vardır farklılığında.
O sıra hayat akıp gidiyor tabi,

hasta bir şeyler iyileşiyor belki.

Yazmak da hayali gerçek kılıyor, kahraman oluyor birden.


Kolay mı, sadece okuyarak deneyimler yaşıyabiliyor insan. Sadece okuyarak değişebiliyor.
Bazen olmuyor, hayat o devinim içinde kendi boşluğunu dolduramıyor. İşte o anlarda birşey iyi etmeli insanı.
Bir şey iyi gelmeli.
Özgürlüğü çağrıştırmalı, zihni rahatlatmalı,

korkuları azaltmalı...
Tanımları, soruları, karışıklığı anlatan ne varsa kopmalı zihinden. Öz tek kalmalı kendi dünyasında.

Biricikliği yaşamalı.
Dönüp dolaşıp kendine gelince insan, bulduğunu yargılamadan, yadırgamadan sevmeyi bilmeli.
Bilmiyorsa öğrenmeli, başkaları öğretmeden.

Bunları yazdım. Yazarken bir yerden bir yere aktım. Savrulmak gibi, ama değil.
Aslında hiç kolay değil. Çünkü kelimeler öldürür.

Her kelime kendisinin anlatamadığını öldürür...

Şakası yoktur, ciddi meseledir bu.
Çünkü anlam öylesine paylaşılamayan,

öylesine kıymetli bir şeydir.
Yazan da yazdığının ayrıntısında ölür bazen.
Bu yüzden mühimdir ne yazdığın, ya da yazmadığın.
Meselemiz neydi?
Kedi merakın içine sığar mı, sağmazsa ölür mü?
O kadar olsaydı keşke.

 

                                                             büşra demirağ

162
0
0
Yorum Yaz