YENİ SİTEMİZ:57.SAYI VE SONRASI

« Önceki | Sonraki »

14/4/2008

Yazmak Üstüne

çizik: bülent gariboğlu

yazmak üstüne…

yazamayan yazarlara, hiç yazamayacaklara... 

 

- yazmak yanlışlıktır…

- yanlış anlamadır…

- yazmak;  güneşin  dünyanın  üzerine konfeti gibi dağıldığı bir nisan gününde eve kapanıp  sözcüklerle boğuşmaktır…

- mesela on sekiz yaşındasındır, herkes sevgilisini alıp sinemaya, kırlara giderken senin oturup geometri çalışman gerekir; yazmak tam da böyle bir şeydir. Ve saatler geçer, umutsuzluk diye bir kelimenin niçin insanlar tarafından uydurulduğunu anlamaya başlarsın, ve giderayak, Pisagor Teoremiyle tehlikeli bir ilişkiye gömülürsün…

- yazmak biraz da ve belki çoğu zaman bir  yazamama durumudur. Yazana kadar yazar değilsindir…

-  yazmak bir mutsuzluk eylemidir…

- yazmak kapanmaktır kimi zaman ve belki hiç açılmayacak bir kapının önünde yapıyorsundur bunu…

- yazmak ‘’ben buradayım…’’, demektir. ’’Ben de varım, bana da bakın, beni yok saymayın lan’’, demenin estetikle yapılanıdır.

-  yazmak argoda niçin ‘’uydurmak, palavra sıkmak…’’ anlamına gelir?...

- ’’yazabildiğim için yazıyorum’’ dedim bir arkadaşa, ama bana niçin yazıyorsun diye sorulmadan, bir tuhaf baktı yüzüme, ‘’iyi misin dedi? ’’,

’’ hayır…’’ dedim, ‘’çeyrek asırdır kendimi bir garip hissediyorum…’’

’’ ilkokula başladığım  günlerde şuramda bir ağrı duymuştum hala geçmedi...’’

Bana yakını bir psikiyatrisin telefonunu verdi…

-  yazmak  keyif verici maddelerle aynı kimyasal yapıya sahiptir aslında, sonunda mutlaka siz zararlı çıkarsınız…

-  tütün fena halde yakışır yazmaya; kurunun yanına pilavın yakışması gibi, Üsküdar la Kadıköy, Ses ve Öfke, Elsa ile Aragon, pazartesi ile Salı, Mustafa Kemal ile Fikriye gibi; bütün yönlerden bütün açılardan birbirlerini çekerler, birini ayırsak öbürü yarım kalır sanki biraz…

-  yazıyla uğraşanlar karılarını, sevgililerini ve herkesi tütünle aldatmıştır. Bu bir kaçınılmazlık yasasıdır.

-  yazmak bazen sigaradan ilk nefesi çeker gibidir. Başınız dönebilir. Keyif verir. Ulan iyi ki varım şu dünyada, diye düşünürsünüz ama çabuk geçer…

-  bukowski,  şiirin insanı deliliğe götüren bir yanı olduğunu yazmıştır bir keresinde… doğru ama eksik…

yazmanın bütün yönleri delilik  duvarına  saatte iki yüzle toslamaktır…derdim ben olsam…

-  odanızın dışında sesler vardır, gece yarısı komşular merdivenden sarhoş, güle oynaya dönerler, bir partiden geliyorlardır, ya da maçtan, ev ziyaretinden, konserden vs..  sonra yataklarına girer ve uyurlar. sizse masanın başında omuzlarınız tutulmuş, bir an düşünürsünüz; ‘’ne yapıyorum ulan ben,üç günlük dünyayı ne kadar aptalca harcıyorum, yemişim yazısını da edebiyatın da’’ diye söylenmeye başlarsınız. Uzun sürmez; bir cümle aklınızı yeniden iptal eder, yazmaya devam edersiniz…

-  yazmak; otuz yıl yemişsiniz… elinizde bir çay kaşığı hapishane duvarı eşiyorsunuz...

- kurşun kalem kokusunun insanı yazma belasına sürüklediği konusunda bir tez hazırlamayı düşünüyorum…

-   yaza yaza akşamı buldun, eline ne geçti mesela…

yazmak bazen bunu kendine sormaktır gülümseyerek…

-  yazmak yalan söylemektir…

-  yazmanın doğası yalana yatkındır çünkü…

-  din dersinde,  ’’yalan hangi anlarda söylenir?’’ diye bir konu vardı öğrencilik yıllarımdan, şimdi hatırladım öğretmenim; yazmak için oturduğunda…

-  ’’önce yaşa sonra felsefe yap demiş’’,  Romalı;’’ önce yaşa sonra yazmaya başla…’’, diyebilirsin       ama bir sorun var bu sözde: Faulkner mi demişti: ‘’yaşamayanlar bunun acısını yazar diye…’’ yaşasa zaten yazmayacak ki…

-  ’’yazarlardır en büyük yalancılar…’’, diye yazmıştı yeteneksiz herifin biri…

-  bir kez daha yazalım o halde; niçin argoda uydurmaya, palavra atmaya ‘yazmak’ diyorlar…

-  yazmaktan vazgeçersin… sonra yine başlarsın.. sigara gibi…

- masada güreşir gibi yazarsın. Küfredersin bazen, farkında bile olmadan, gece ilerler, yazamaz    olursun sözcükleri, parmakların acır, bir anlamsızlık duygusu sızar kapı altlarından, ağzın sigaradan zehir gibi olmuştur, annen gelir; ‘’ne yapıyorsun oğlum ?’’der, ne yapıyorsun, gece gece kime sövüyorsun, der  şaşkın; ’bilmiyorum anne bilmiyorum’, dersin…. Dünyanın en güzel ‘bilmiyorum’ unu söylersin. Böyle hikayeler de olur yazarken…

-  her acı, her kütle varlığını korur, düştüğü yerde görevini icra eder, yazarak başından atamazsın onları… hiçbir şeyi…

 Yazarak kurtulmak bir yazar yalanıdır yani…

-  yaza yaza yalnızlaşırsın ve yalnızlaşmadan nasıl yazılır…

- yazmak bazen alıp başını gitmektir ama yazı bitince yine odanda bulursun kendini…

- doğaçlama bazen iyi sonuçlar verir; yazıda da yaşarken de…

- ’’yazan’’, adamları sever kadınlar…

- mektup yazmamış bir nesle aşina değilim ben…

- yakışıklı bir yazar bir ucubedir, kafaya darbe almıştır bir dönemde…

- ’’yazmak kalemdir’’, demiş Behçet Hoca… tükenmez kalem, kumdan kalem…hangisi?..

-  bir kalem bir kağıt…  bu süreçte tanrı sensin…      

-   biraz daha batıyorsun yaza yaza… diplere doğru… dünyaya doğru…

-  ’’var biraz da sen oyalan’’, demiş Türkmen kocası…

   ’’yaz biraz da sen oyalan’’, diyor, yeteneksiz herifin biri…

-  ’’oğlum…’’ dedi arkadaşım yıllar önce bir gün… ’’bu filozofları, şairleri okuyacağına biraz da   ’’süphaneke’’ yi oku…’’ çok güldük buna…

 sonra tekel bayii açtı işlek bir caddenin üzerinde… gel de yazma!

-  asıl yazılması gerekenler geçiştirilir… geriye onların çok solgun gölgeleri  kalır…

-  en tehlikeli sporların başında gelir yazı… sakatlık kaçınılmazdır… sahaya hep sakat çıkarsın…

- kitaplarda aradığını bulamayanca da yazar olunur…bir zorunluluktan…

- her sözcüğün bir kokusu, bir tınısı vardır… seni peşlerinden sürükler…

- seçtiğin sözcükler kaderin olur; kaderin seçtiğin sözcüklerdir biraz… 

- iyi yazılardan niçin bir kahve kokusu yayılır havaya, hiç düşündünüz mü…

- tein, kafein, alkol…      

hangisinin oranı yüksektir yazıda..

- sanki biraz da uykusuzluk vardır iyi yazılarda…

- gecenin sesleri de, çınarların arasından geçen rüzgar da…

- yine aynı soruya geldim; niçin argoda ‘yazmak’ uydurmak anlamında…

- yazarsın, sonra ölürsün; sen tanrı değilsin...

- yazdım…çizdim… bezdim…

 

bülent gariboğlu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

1 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: isimsiz | Tarih: 2008-08-21 11:58:08
    Konu: yazmak üzerine
    yazmak üzerine düşündükleriniz çok hoşuma gitti bende bir okuyucu olarak gerçekten beğendiğim romanlardaki gibi bir iz bıraktı

    Bağlantı »