18 12 2010

Yitik Masal

YİTİK   MASAL

Yitik bir masalın, yitik bir kahramanıydın gözümde. Sıradan bir eylül gününün, sıradan hüzünleriyle, ufkuma düşmüştün en sıradan halinle. Ya sen yitmiştin masaldan ya da masal seni yitirmişti, geceyi ağırlıyordun saçlarında, yarım kalmış şiirlerim seninle tamamlanacak diye düşünüyordum. Sevdalanmıştım sana, platonik sevdam müzminleşmişti sonra, sevdasız kalmış bir hayatın tam ortasında yazılmış yarım bir sevda şiiriydin, benimle tamamlanabilirdi ancak bu şiir…

Ve susmaların yüreğime çöreklendiği bir zamanda adanmış sözlerinle gelmiştin bana, güne seninle başlıyordum ve aşk, en çok gözlerine baktığım zaman aşk oluyordu.

Geceyi saçlarında ağırlayacaktım mutantan kentin kaldırımlarında, pervasız yürüyecektim artık gecenin içine, yürüdüğümü görmeyecekti kimse, yorumsuz rüyalarımı hep seninle yoracaktım, tedirgin ve ürkek kelimelerle düştüğüm notlarımın en üst köşesine” sana ithaftır ”diye yazacaktım, yenilmişliği yenecektim seninle…

Sıradan bir eylül gününün, sıradan hüzünleriyle, sıradan bir masalın sıra dışı bir aşkıydı benimkisi ve sen bu yitik masalın  yitik sevdalısıydın en sıradan halinle oysa ben, sıra dışı duygularla bağlandım sana…

Bütün masalların aşk; bütün aşkların masal olduğu bir zamandı, kalbimde senin için tebessümler taşıyordum cellâdıma sunak diye… Yüreğimin dehlizlerine bir girebilsen, bir görebilsen aşk pınarlarından çağlayan zemzemleri, ey damarlarımda dolaşan sevda emanetinin koruyucusu!

Tan yeri ağarırken kalbimdeki volkanı bengisuyla yıkamaya gel, korkuyorum yanmaktan, yüreğimi rehin bıraktım yitik masalda, sırrımı gizli tuttum sen kayıpken…

Şimdi aşkın kitabını açma vakti…Sıyır tarihi ve geçmiş zaman sayfalarını,ölümü yorumla yorgun gözlerimin uysallığında,aşkın derslerini talim zamanı..Kalbini aç içinden geçeceğim.

Kederlere karşı o muhkem yüreğini aç ”uzat elini işte elim tasada ve sevinçte, bilmeyenlere haykır; ezelden beri biz birdik ve beraber kalacağız ebede kadar “

İşte bu an, asi çarpıntılar anı, sessiz iç çekişler anı ,sonsuz denklemlerde aşk iplikleriyle yitik düşlere sevinçler dokuma zamanı…

Kelimeler ve saatler tükenirken suskunluğunu boz.Boz ki yağmur olup düşeyim toprağına,şimdi  çık gel yitik masaldan,güneşli günlere yeni sayfalar ekleyelim seninle,göklerin maviliğine mutluluk rayihaları sunalım ,yıldızlara serpelim gecemizden kederi ve acıyı ,bütün renkleri beyaza boyayalım…

İşte tüm bunların adına yum gözlerini, sıradan bir eylül gününde çık sıradan bir masaldan, çık ve gel, muştula ve özgürleştir yüreğimi…

hikmet kızıl

0
0
0
Yorum Yaz